Nepal-Bhutan Gezi Anıları- 2. Gün; Chitwan

2011-11-19 01:13:00
Nepal-Bhutan Gezi Anıları- 2. Gün; Chitwan |  görsel 1
Nepal-Bhutan Gezi Anıları- 2. Gün; Chitwan |  görsel 2
Nepal-Bhutan Gezi Anıları- 2. Gün; Chitwan |  görsel 3
Nepal-Bhutan Gezi Anıları- 2. Gün; Chitwan |  görsel 4
Nepal-Bhutan Gezi Anıları- 2. Gün; Chitwan |  görsel 5
Nepal-Bhutan Gezi Anıları- 2. Gün; Chitwan |  görsel 6
Nepal-Bhutan Gezi Anıları- 2. Gün; Chitwan |  görsel 7
Nepal-Bhutan Gezi Anıları- 2. Gün; Chitwan |  görsel 8

  Sabah erkenden kalktık ve valizleri emanete bırakıp kahvaltıya geçtik. Nepal’de Katmandu dışındaki yerleri ziyaretimiz sonrasında olsun, Bhutan gezisi sonrasında olsun dönüp geleceğimiz otel burası olacağından fazla eşyalarımızı bir bavul içinde bu otelde emanette bıraktık. Bu iyi bir hareket oldu; Hem gereksiz eşyalarımızı yanımızda taşımamış olduk hem de grubun hızlı hareket imkanı artmış oldu. Zaten Bhutan uçaklarına olsun, Nepal’de iç hat uçuşlarına olsun fazla ağırlıkla binmenizi sorun yapıyorlar. Kahvaltı sonrasında Chitwan Ulusal Parkına doğru yola çıktık. Burası, Nepal’in yarı tropikal bölgesi olan Terai içinde bir park ve UNESCO Dünya Kültürü Mirası içinde yer alıyor. Katmandu’dan 180 km kadar Güney Batı da yer alıyor. Aslında Chitwan’a ulaşmanın en kestirme ve en az eziyetli olanı, Bharatpur’a kadar Buddha Air veya Yeti Air gibi havayolları ile 30 dakikalık bir uçuş ve sonrasında da karayolu ile ulaşmak gibi duruyor. Biz Katmandu’dan Chitwan’a kadar karayolu ile gittik. Mesafe az gibi gözükse de yollar gidiş geliş tek şerit ve kalabalık olunca 5 saati bulan b,r yolculuğumuz oldu. Gerçi yol çok güzeldi ama ikinci kez gitsem vakit kazanma anlamında ilk bahsettiğim yolu tercih ederim. Hele bir de yolda önemli bir kazaya şahit olduk ki, bu olay gezimizin en tatsız olayıydı. Yol üzerinde Manakamana denen bir yerde durduk. Burada tepeler çıkan bir teleferik hattı kurulmuş. Bu yolla yukarıdaki Tapınağa gidiliyor. Tabii bu arada manzaranın müthişliğini de anlatmaya gerek yok. Chitwan Ulusal Parkı 932 km2’lik bir alanı kaplıyor. Sal ağacı ağırlıklı bir orman. Bu ormanda tek boynuzlu gergedan, maymunlar, benekli geyikler, az sayıda da olsa Bengal Kaplanları, Vahşi Filler, Leoparlar ve 450 ye yakın kuş türü barınıyor. Gergedan ve B... Devamı

Nepal-Bhutan Gezisi-1.Gün Katmandu

2011-11-18 01:52:00
Nepal-Bhutan Gezisi-1.Gün Katmandu |  görsel 1
Nepal-Bhutan Gezisi-1.Gün Katmandu |  görsel 2
Nepal-Bhutan Gezisi-1.Gün Katmandu |  görsel 3
Nepal-Bhutan Gezisi-1.Gün Katmandu |  görsel 4
Nepal-Bhutan Gezisi-1.Gün Katmandu |  görsel 5
Nepal-Bhutan Gezisi-1.Gün Katmandu |  görsel 6

2 Kasım günü verilen saate havalimanındaydık. Uçağımız olan GulfAir’in standı önünde dikilmeye başladık. Ellerde bavul, gözlerimiz diğer gezginleri aradı. Bir kısmını tanıyoruz ama bir kısmını sadece ismen biliyoruz. Gezi liderimiz de gelince hızlı bir Check-İn sonrası bavulları verdik, biletlerimizi aldık. Önce Bahreyn’e uçup, havalimanında 5 saatlik bir bekleme sonrasında Katmandu’ya varacağız. Teoride böyle ama maalesef pratikte öyle olmadı. Sorunsuz bir uçuş sonrası Bahreyn’e vardık ve bir güzel dükkanları gezdik. Bu arada bir parantez açayım; burada makyaj malzemeleri, parfümler ve içki-sigara bizim havalimanındakinden ucuzdu. Dükkanları bir aşağı bir yukarı gezerken gözüm uçuş saatlerini gösteren panoya takıldı; Uçak 3 saat rötar gösteriyor. Hayde! Dakika bir, gol bir.. Biz erkenden gideceğiz, gün kazanacağız derken başımıza gelene bak. Hemen görevlileri bulduk ama adamların bu 3 saatlik rötar sonrası için bile uçağımızın kalkamayabileceğini söylemeleri iyice morallerimizi bozdu. Bundan sonraki bekleyiş ise bir işkence oldu. Bu arada Barış ve Günseli hanım “Madem öyle, bizi doyurun bakalım” restini çekti. GulfAir’den yemeğe davet edildik ve yemeğimizi yedik. Saat 03:30 civarı uçağa anons edildik ve yorgunluktan perişan halde yerimize yerleştik. Aslında 3,5 saat gecikme ile ne kadar şanslı olduğumuzu sonradan öğrenecektik. Meğerse Katmandu’ya sis yüzünden uçaklar inememiş ve birisi bizim uçak olmak üzere sadece 2 uçak, bir ara hava açılır gibi olunca inebilmiş. Everest’e tırmanış yapanlara da hava muhalefeti yüzünden birkaç gün hiçbir şekilde ulaşılamamıştı. Neyse buna da şükür dedik, daha da kötü olabilirdi. Katmandu... Devamı

Nepal-Bhutan Gezi Anıları: Giriş

2011-11-14 09:29:00
Nepal-Bhutan Gezi Anıları: Giriş |  görsel 1

Evet sevgili Sanal Gezginler, bir kez daha merhaba.. Bir geziden daha döndük ve yine anılarla dolu olarak karşınızdayım. Bu sefer ki rotamız Nepal-Bhutan oldu. Aslında biz daha çok Bhutan’ı merak ediyorduk ve bundan aylarca önce de bir tur şirketi ile anlaşmış ve paramızı da yatırmıştık. Ancak sonradan hem Naime ve hem de benim moralimi bozan o telefon geldi; “ Özür dileriz Bhutan turunu yapamıyoruz, paranızı iade edebileceğimiz bir hesap numarası alabilir miyiz?” Tatil için izinler ayarlanmış, para denkleştirilmiş, havasına girilmiş bir anda bu telefon insana küfür etmek gibi geldi ama yapacak bir şey yok. Aldık paramızı geri. Aldık almasına da ne yapacağız şimdi diye kara kara düşünmeye de başladık. Bir müddet sonra gezgin dostlarla yaptığımız toplantılardan birinde sevgili Emel hanım aynı tarihlerde bir Nepal-Bhutan turundan bahsetti. Bahsettiği şirketi, doğrusu bu ya, daha önce hiç duymadım. Bu konularda titiz insanımdır, incik cıncık incelerim, ancak Emel hanımın da canı tez, hemen telefona sarılıp sorumlu kişi Barış Malkoç’a bizden bahsederek programı göndermesini isteyince serüven başlamış oldu. Uzatmayalım bugün bu satırları yazarken geçmişe gidince iyi ki yapmışız da bu insanlarla geziye katılmışız diyorum. Nepal fahri Konsolosu sevgili Prof. Günseli Malkoç’un da bulunduğu gezi öncesi yapılan toplantıda içimdeki ben; “Tamam budur işte. Bu gezi kötü olamaz. Bunlar amatör ruhlu ama profesyonel iş yapmaya çalışan insanlar” dedi. Gezi de sorun olmaz mı? Aksaklıklar olmaz mı? Pek ala olur ve bu gezide de oldu.Ama önemli olan onunla baş etme yöntemi nasıl, ona bakmak lazım. Sonu başta söyleyeyim ki gezi muhteşem oldu ve benim için unutulmazlar arasına girdi. Günseli Malkoç hanım sanki ilk defa Nepal’e Bhutan... Devamı

Gezekalın'dan Yol Boyu Lezzetler-Korkuteli

2011-07-17 17:23:00

         Yıllardır sadece gezmiyoruz, aynı zamanda seyahat ettiğimiz yol boyunca olsun, tatilimizi geçirdiğimiz yer olsun, yerel tatları ve lezzetleri de arıyoruz. Yani  “yiyoz, içiyoz, geziyoz” eylemi içindeyiz. Bir yılın kısa bir zaman dilimini en iyi şekilde değerlendiriyoruz, tabii ki kendimizce..      Şimdiye kadar gezi anılarımı yazarken ilk giriş yazımın sonlarına doğru mutlaka “buyurun bakalım; yediğimiz içtiğimiz bizim, gezi anılarım ise hepimizin” deyip bağlar ve yazıma başlardım.  Ne bencillik ediyormuşum; yeme içme de paylaşılmalı ki aynı rotayı takip eden dilerse beğendiğimiz tadı denesin.. Bizde bundan sonra yol boyu deneyip beğendiğimiz tatları paylaşacağız. İsmi de ne olsun? Evet, “Gezekalın’dan yol boyu lezzetler” olabilir.       Bu sene yaz tatilini Antalya-Çıralı’da geçirdik, sadece bir haftacık.. Püf diye geçti. Neyse konumuz bu değil zaten.Çıralı’dan İstanbul’a dönerken yol değişikliği yapalım ve Kumluca-Elmalı-Korkuteli üzerinden İstanbul’a dönelim istedik. İki amacımız vardı; bir tanesi gezi dostlarımız sevgili Kolege ailesinin daha önce görmediği bu yolu görmelerini sağlamak, diğeri ise daha önceden büyük bir iştahla yediğim ve yemeklerini çok beğendim diye hatırladığım Korkuteli’ndeki lokantayı bulabilmek.      Güzel bir yolculuk sonrası Korkuteli’ne vardık ama bul bulabilirsen bizim lokantayı! Her yerde lokanta var ama ballandıra ballandıra anlattığım lokantayı bulmak lazım, Mehmet hoca (Mehmet Kolege) iyi bir gurmedir, rezil olmayalım. Eskiden yemek yediğim lokantaya benzettiğim bir tanesinin önünde durdum ama emin de değilim. Onun için milleti arabadan aşağıya hiç indirmeden, kendim lokant... Devamı

Baharı Karşılamak-İstanbul'dan Beyşehir'e: 6. Gün (son)

2011-05-30 21:35:00

Bölüm Fotoğrafları için adres; https://picasaweb.google.com/kuru.umit/BaharKarsLamakFinalGezi6GunSon?authkey=Gv1sRgCLecpojUspPeWg# Dünden planını yaptığım gibi erkenden uyandım. Hemen üstüme bir şeyler giyip, öğretmenevinin hemen karşısında bulunan gölün kıyısına gittim. Artık bu saatten sonra tele lensimin performansına güvenip, gölün sakinlerinin yakına gelmelerini bekleme dışında bir şansım yok. Sazlıklar arasında bambaşka, hareketli bir dünya var. Bu çok bariz, ancak görebildiğim ördekler ve kuşlarda, insan gördü mü hemen uzaklaşıyorlar. Yaklaşık bir saat boyunca fotoğraf çekmeye çalıştım. Görebildiklerim daha çok  “Kızıl Boyunlu Batağan” ve “Sakarmeke” oldu. Çekebildiğim netlikte fotoğraflarını çektim. Sonra otele dönüp, kalkmış olan ekibin diğer üyeleri ile kahvaltı yaptık. Arkasından Eşrefoğlu Camisine gitmek üzere yola çıktık. Bu yazı iççin araştırma yaparken okuduğum bir haber beni çok mutlu etti. UNESCO’nun Dünya Kültürü mirası listesi için, Eşrefoğlu Camisinin de başvurusu yapılmış. Anadolu'daki ahşap direkli camilerin en büyüğü ve orijinali olan ve 1296-1299 yılları arasında yapılmış olan bu  güzel cami bu ünvanı sonuna kadar hak ediyor. Eşrefoğlu Camii, Konya'nın Beyşehir ilçesinin kuzeyinde, İçerişehir Mahallesi'nde yer alıyor. Daha caminin kapısında insan etkileniyor. Selçuklu eserlerini, Osmanlı dönemi eserlerine göre daha estetik ve bizden bulan birisi olarak mest oldum diyebilirim. Ancak korktuğum başıma geldi camide kapı pencere duvar… Kimsecikler yok ve kapalı. Arkadaşların bana bakışlar attığını hissediyorum ama bu camiyi görmeden bugün Beyşehir’i terk etmeyeceğim. Camini... Devamı

Baharı Karşılamak-İstanbul'dan Beyşehir'e: 5. Gün

2011-05-30 02:23:00

    Baharı Karşılamak-İstanbul'dan Beyşehir'e: 5. Gün Bölüme ait fotolar için adres https://picasaweb.google.com/kuru.umit/BaharKarsLamakFinalGezi5Gun?authkey=Gv1sRgCNaNsIn7vKDtBQ# Sabah erkenden güzel bir güne uyandık. Ev sahibemiz Serpil hanım ve annesi kalkmış ve dün geceden siparişini verdiğimiz gözlemelerin hazırlıklarına başlamış. Bizden başka kalkan ekip elemanı yok galiba.. Hemen giyinip aşağıya indik. Sabahın bu saatlerindeki ışık, fotoğraf için uygun oluyor. Mehmet Hocamın karavanının yanından geçerken uyandırma servisi niyetine, şöyle bir salladık. Gözlemeler yavaş yavaş fırına sürülmeye başlandı. Biz ise dışarıya kahvaltı masalarını hazırlamaya karar verdik ve onun hazırlığına giriştik. Ekip de ayaklandı. Gözlemeler ve çay hazır olunca güzel bir kahvaltı yaptık. Buradan ve bu insanlardan ayrılmak bize çok güç geldi doğrusu. Bu yazının bir amacı da aynı rotayı izleyeceklere kolaylık olması ve fikir sahibi olmaları olduğuna göre isim ve fiyat vermede bir sakınca da yok. Burada kalmayı düşünen ve bizim gibi Camper gibi evini de yanında götürme şansı olmayanlar için StPaul Pansiyon da gecelik konaklama 35 TL kişi başı ve oda, kahvaltı, akşam yemeği idi. Tuvalet-banyo ortak ama odalar temizdi. İnsanlar için ise 10 üstünden 10 puan verdik. Bilgilerinize (Tel no 05372515032-Abdurrahman Kökdoğan).. Buradan sonra Mehmet hocamın en heyecan duyduğu bölüm geldi; Dedegöl dağlarına, Melikler Yaylasında şenliğe gidiyoruz. Pınargözüne gidip, oradan da Beyşehir’e gideceğiz. Geceleme burada olacak. Kasımlar’dan bir önceki gün takip ettiğimiz yolu gerisin geri gidip, Ayvalıpınar, Aksu ve sonrasında Yenişarbademli’ye doğru ana yolu takip ettik. Yolda gül bahçelerini görmeye &cc... Devamı

Baharı Karşılamak-İstanbul'dan Beyşehir'e: 4. Gün

2011-05-29 13:23:00

Bölüm Fotoğrafları için https://picasaweb.google.com/kuru.umit/BaharKarsLamakFinalGezi4Gun?authkey=Gv1sRgCITC3dbe34-whgE# Sabah erkenden uyandım ve önce balkondan Sütçülerin panoramasına bakıp, günün ilk fotoğraflarını aldım. Giyinip kahvaltıya geçtik. Kahvaltı yerel tatlarla desteklenmiş. Beğendik ve burada fazla vakit kaybetmeden yollara düştük. Hedefimiz Adada Antik kenti ve Tota dağı gezilerini yapıp  Kasımlar beldesi varmak. Geceleme orada yapılacak. Önce Sütçüler’in içine doğru bir gezi yapmak istedik ve aracımızı meydanda park edip sokaklara daldık. Bugün buranın pazarı var, ilginç olabilir diye oraya yöneldik. Tabii ki bir de yemek için nevale lazım, taze bir şeyler alalım istedik. Pazara girmeden hemen önce meydanda bulunan Sefer Ağa Camisinin yanında geçtik. Selçuklu eseri  olan Sefer Ağa Camisi’ni 1296 yılında Sefer Ağa yaptırmış. Sultan III. Murat zamanında, 1590’da onarılmış. Zamanla harap olan camiyi Muhiddin oğlu Şeyh Muhammet yıktırmış ve yeniden yaptırmıştır. Eski camiden arta kalan tek örnek bölüm ise kesme taştan yapılmış olan tek şerefeli minaresidir. Pazarı gezip salatalık malzeme ve meyve aldık. Arabanın yanına döndüğümüzde, arabanın yanında kalan Mehmet hocamın bir yaşlılar grubu ile koyu bir sohbette olduğunu gördük. Sütçülerin tek ayakkabıcısı olan Ömer amca ile tanıştık. Sütçüler ismi size bu yörede sütçülük yapan insanların bolluğundan dolayı bu ilçeye bu ismin verildiğini anımsatıyor değil mi? En azından biz öyle düşünmüştük ama Ömer amcamın anlattığına göre öyle değilmiş.  Arkeoloji kaynaklarında Adada olarak geçen kentin adı Pavlu veya Pavli olabileceği düşünülüyo... Devamı

Baharı Karşılamak-İstanbul'dan Beyşehir'e: 3. Gün

2011-05-28 02:22:00

  Fotoğraflar için adres: https://picasaweb.google.com/kuru.umit/BaharKarsLamakFinalGezi3Gun?authkey=Gv1sRgCOrr7_zuv-mQbg#   Eğirdir Öğretmenevi, bu gezi de kaldığımız en sevimsiz yer oldu ama konaklamak lazımdı. Mehmet Hocamlar karavan kampında, Camper’da 4 yıldızlı otelde kalmış gibi oldu. Sabah kahvaltı sonrası buluşup, rotayı Yazılı Kanyon’a doğru kırdık.  Sütçüler ve Yazılı Kanyon, Eğirdir’in güneyinde kalıyorlar. Bugün ilk hedefimiz Yukarı Gökdere köyüne gitmek ve oradan da Kasnak Meşesi Ormanlarına çıkmak. Yukarı Gökdere Köyü ve Eğirdir arası yaklaşık 20 km kadar. Çabucak bu güzelim köye vardık. Köy yeşillikler ve meyve ağaçları içinde bir cennet sanki. Hemen köy içinde birilerine Kasnak Meşesi Ormanı yolunu sorduk ama ilk kötü haberimizi aldık. Bize yolunun kötü olduğunu ve bizim emektar Camper’la bu tırmanışın riskli olduğunu söylediler. Hoş; biz bu Camper’ın ne mucizeler yaratabildiğine şahidiz ama vardır bir bildikleri deyip yüksekliği 1300-1850 metre arası ve köyden 3 km mesafede olduğunu söyledikleri Kasnak Meşesi (Quercus Vulcanica) Ormanına gitmekten vazgeçtik. Daha esas gezimiz yeni başlıyor, program sarkıtmanın ya da arıza çıkartmanın da bir gereği yok! Ama artık bu rotayı daha seçici olarak tekrarlamak için bir nedenimiz de var.. Türkiye’ye özgü (endemik) ve Türkiye’de de sadece bu alanda orman oluşturacak kadar sık olan, bu yüzden de 1987 yılında tabiat koruma alanı ilan edilmiş, 1300 hektar alanı kaplayan Kasnak Meşesi ormanına tekrar geleceğiz. Bizde köyün göletine çıkmaya ve burada ufak bir gezinti yapmaya karar verdik. Gerek şu ana kadar ve gerekse de bundan sonra göreceğimiz tüm göletler ve göller &cc... Devamı

Baharı Karşılamak-İstanbul'dan Beyşehir'e: 2. Gün

2011-05-27 02:16:00

    2. gün fotolar için adres: https://picasaweb.google.com/kuru.umit/BaharKarsLamakFinalGezi2Gun?authkey=Gv1sRgCOLm7fm4nsWH9AE# Sabah erkenden uyandık. Gece sıkıntılı uykudan dolayı dinlenmiş sayılmam ama ne gam; yollardayız ya! Kahvaltılık malzemeleri temin etme görevi o gün bizdeydi. Ahali uyurken Camperla Gazlıgöl’ün tesisler dışındaki köy kısmına gittik. Çocukların okula gitme vakti; kimisi durakta bekliyor ve uyku mahmurluğu içinde, kimisi de yanındaki arkadaşı ile şakalaşmakta. Bizim hedefte kaymak, bal, peynir gibi kahvaltılıkları almak var ama ben o işi hocama yıkıp daldım çocukların arasına. Elimde fotoğraf makinesi olduğunu görünce pozları hemen veriyorlar. Bu arada 9-10 yaşlarında bir çocuk yanındaki arkadaşı ile sırtları bana dönük yürürken konuşuyorlar. Bir tanesi arkadaşına “ ben bugün okula gitmem, eve giderim daha iyi” dedi. Ben de arkalarından “olur mu oğlum neden okulu asıyorsun” demiş bulundum. Bizim zıpır çocuk arkaya döndü, bana baktı, ne yanıt vereceğimi bilemediğim bir cümle kurdu ve o anda mat oldum; “Sen ne diyon amca? Benim okulun taa tepe de olduğunu bilmiyon tabii! Arabayı kaçırdım, ben nasıl yürürüm ora? Eve giderim daha iyi!” Okulu nerede bilmiyorum gerçekten, okulu asmak için bahane mi yaptı anlamadım ama yanıt da veremedim. Sadece biraz acı bir tebessüm ettim, nedense suçlu hissettim kendimi! Kahvaltılık nevalenin en haslarını, bir de ekmek fırınından kek niyetine yenebilecek lezzetteki ekmeği alarak otele döndük. Bu arada ekip uyanmış, çay bile kaynamış hazır durumda. Hemen büyük olan evin balkonuna sofra kuruldu ve kahvaltıyı ettik. Sonra da yola düşmek için toparlanmaya başladık. Ben yolda çok güzel kır çiçekleri gör... Devamı

Baharı Karşılamak-İstanbul'dan Beyşehir'e: 1. Gün

2011-05-25 02:21:00

  fotoğraflar için adres https://picasaweb.google.com/kuru.umit/BaharKarsLamakFinalGezi1Gun?authkey=Gv1sRgCOzawoPIvOOa3gE#   17 Mayıs günü, sabahın 5'inde başlangıcı belli bir programın, belirsiz olan sonuna doğru Mehmet hocamın transporterdan bozma karavanı ile üç aile hareket ettik. Sabahın o saati olmasına rağmen keyifler yerinde, hanımlar pür neşe, karavanın arka koltuklarında sıkı bir muhabbetteler. Gezi programı çok önceden en ince ayrıntısına kadar yapıldı ve kalınacak yerler ayarlandı. Beş gece, 6 günlük gezinin ilk günkü programı yoğun geçecek. İzmt, Adapazarı ve Bilecik üzerinden Eskişehir ve Frig Vadisi-Yazılıkaya gezileri yapılacak ve geceyi de Afyonkarahisar Gazlıgöl de Başaran Termal Otel de geçireceğiz. Yaklaşık olarak 440 km yol yapılacak. Sabahın bu kadar erken bir saati olmasına rağmen trafik yoğun ancak bekleme de yapmadan gidebiliyoruz; buna da şükür. Yola devam ederken, yol kenarında gördüğüm gelincikler, bu kadar davetkâr güzellikte olunca, Mehmet hocamdan Camper’ı durdurmasını ve fotoğraf çekmeme izin vermesini rica ettim. Hocam kırmadı ve yol kenarında dizili duran ve yeşilliklerin, sarı renkte açan kır çiçeklerinin arasında dağılmış duran gelincikleri fotoğraflamam mümkün oldu. Gerçi gezi boyu daha güzel örneklerini gördüğümüz gelincik tarlalarına rastladık ama arabayı gelincikler için durdurma hakkımı buraya kullandım bir kere! Mehmet Hocam arabanın yönünü yolumuz dışına kırınca bir sürprizle karşılaşacağımızı anladım. Bunu hep yapar ve her defasında da bir güzellik yaşatır bize. Eski bir taşköprü üzerinden geçip, deli gibi akan Sakarya nehri kıyısında kurulu bir beldeye girdik. Burası İstanbul’dan 177 km uzakta olan Bilecik’in... Devamı